Top
1992'den bugüne inovasyon ve yapay zeka yazılım geliştirme

Türkiye'de son dönemde yeni hat ve fabrika yatırımları ile ilgili Devlet de çok güzel sanayi teşvikleri açıklıyor, mevcut tesisler için Endüstri 4.0’a yönelik yapılacak gerçekçi yatırımlar teşvik ediliyor, fabrika yöneticilerinin karar verme zorluğunu ortadan kaldırabilecek bir çalışmaya imza atılmış oluyor. Bu teşvik UZAK IO'lar "Remote IO" ile Enüstri 2.0, Endüstri 3.0 makinelerinizi basitçe Endüstri 4.0'a çevirmenizi, MES, MOM, dijital veri, ERP entegrasyonları, Big Data analizleri gibi ihtiyacınız olan yazılımlara, çok daha hızlı bir biçimde geçişinizi sağlayacaktır, bu Türk sanayisi için de kritik bir öneme sahip.

Her fabrikanın ihtiyacını kendi varlığına göre belirlemesimi gerekiyor?

Endüstri 4.0'ın uygulanabileceği birçok modül, yapı ve yazılım mevcut. Gerçekten tesisin verimini üretimini kapasitesini artıracak, arıza & duruş oranını azaltacak anahtar konular ne ise bunu en iyi yöneticinin kendisi bilir. "Biz X verilerine sahip olsaydık bu analizlerle bir iyileştirme yaparak kapasiteyi hiç makine ve teçhizat almadan artırabilirdik, verimliliği artırabilir, enerji tüketimimizi düşürebilirdik. Satın alma maliyetlerimizi finansmanlarımızı daha iyi yönetebilirdik" diyebilecekleri, bakım onarım ambarına kadar giden bir süreçten bahsediyoruz. Her şirket gördüğü potansiyeli belirlemeli ve Endüstri 4.0'ı onun üzerine kurgulamalı ki ihtiyacı olanı alabilsin. Bir ERP sistem tedarikçisi gelip, fabrika yöneticisine ihtiyaçlarını sorduğunda "Hepsini kurun" derse çıkan faturayı tahmin edebiliyormusunuz. "Şu modül olmasın burada ekstra bir optimizasyona gitmem mümkün görünmüyor, üretim modülü olsun, tedarikçilerime iş emirlerini mevcut ERP sistemi üzerinden gönderemiyorum" şeklinde tercihlerini belirtmeleri ve bunu da kendileri ile bir araya gelerek konuşmamız gerekiyor. Otomasyon sistemlerinin temelinde, tesisteki tüm bilgiyi anlamlı hale getirebileceğimiz bir halde Big Data'yı toplayabilmek yatıyor. Önemli olan o datadan analiz yaparak işinize yarayacak olanları kullanmak. Bu da ciddi bir endüstri mühendisliği yeteneği anlamına geliyor; sadece üretimi değil, satıştan pazarlamasına, tedarikten üretim planlamasına kadar işin genelini iyi bilmeyi gerektiriyor.

Şu an Türkiye'de fabrikalar Endüstri 4.0'ı anlama aşamasında mı?

İhtiyaçlarını tespit etmiş son kullanıcılar ile yaptığımız çalışmalar var ancak genel yüzdeye vurduğunuzda Türkiye'de çoğunluk henüz ne yapması gerektiği kararını vermiş değil. Biz de yol haritamızı çizmeye çalışıyoruz diyorlar. Yol haritası çizerken bu konuda doğru örnekleri ne kadar fazla gezebilirlerse oradan kendilerine fikir çıkarabilir, uyarlayıp kendi ihtiyaçlarını tespit edebilirler. Aksi taktirde hayalin sınırı yok. Biz de müşteri adaylarımızla direkt irtibata geçerek doğru yolu birlikte bulmaya çalışıyoruz. Gerçekten istedikleri veriler toplanabilir mi onu keşfediyoruz. Sanayimiz, "tüm yazılım modüllerini alırım, IT entegrasyonu yaptım mı her şey elimin alında olur" durumunda değil. Endüstri 2 ve 3 tarafında birçok entegrasyon problemi var. Orayı entegre edip network altyapısı kurmadan yazılım tarafına yatırım yaptığınız zaman alabileceğiniz veri haberleşebilen cihazlarınız ile kısıtlı oluyor. Dolayısıyla yatırımın boyutu birden dramatik boyutlara gidebiliyor. Yol haritasını sadece Endüstri 4.0'ın uygulaması tarafında konsantre olup yatırım planınızı ona göre yaptığınızda maliyet 1 iken yolda 2.5 - 3'lere çıkabiliyor.

Endüstri 4.0 çözümleri, Türkiye'nin üretim geleceğine ışık tutuyormu, ne tür katkılar sağlayacak?

Bir ya da birkaç üretim alanı olan şirketler, daha verimli çalışıp daha az insan gücüne ihtiyaç duymak, verilere daha eş zamanlı ulaşmak adına kurumsal verisini bir yere toplamaya çalışır. Endüstri 4.0 MOM'un temel felsefesi ise her şeyi birbirine bağlayabilmek. Bu bağlantıdan anlamlı bilgilerin alınıp yorumlanarak farklı sistemlerde işlenebilir hale getirilebilmesi. Endüstri 4.0 sadece yazılımlar silsilesi değil, bir altyapıyı da tasvir ediyor. Her şeyin birbirine entegre olduğu yapıyı ifade eden Endüstri 4.0, bize getireceklerini çok basit biçimde ifade edecek olursak, bazen fabrikanızdaki sadece bir sensörün size sunacağı veri dahi para kazandırabiliyor. İşte o bilgiyi kullanılabilir ve işlenebilir hale getirmek bizim işimiz. Fabrika müdürü, "Bir noktadaki sıcaklık değerini SCADA ekranından okuyorum, bu benim tüm üretim maliyetlerimi optimize edebileceğim bir değer ve onu daha üst karar verme sistemlerime taşımak istiyorum" dediği zaman o bile küçük çapta bir Endüstri 4.0 uygulamasıdır. Verim, üretim kapasite artışı, kestirimci bakım çalışmaları sayesinde plansız duruşların azaltılması başta olmak üzere aslında sahadaki verilerin size kazandıracaklarının bir sınırı yok. Çünkü üretim alanında her yerde bir optimizasyona gidebiliyorsunuz.

MelTech İnovasyon, Endüstri 4.0 şemsiyesi altında hangi alan ya da alanlarda kendisini geliştiriyor?

Ne kadar Endüstri 4.0 zirvesine gittiysek otomasyoncular ayrı, IT'ciler ayrı söylemlerde bulunuyor. Otomasyoncular Endüstri 4.0 ve Connected Enterprise’dan, her şeyin entegrasyonundan, IT'ciler IoT'den bahsediyor ama arada müthiş bir kopukluk var. Tesis otomatik kontrol çalışsın, bir SCADA ekranı olsun başında bir operatör her şeyi takip etsin, her şey otomatik olabilir hatta operatör iş emrini girebilir, tesis, insansız fabrikaya yakın bir yapı olabilir evet ama teknoloji sağlayan otomasyon firmalarında IT'ciler uygulama kısmında bulunmuyorlar. Uygulama tarafında bu işin başka bir partner profiline dönüşmesi gerekiyor. Bizim IT/OT dünyasını birleştiren yapımız var. Yıllarca üretim otomasyon uygulamaları geliştiriyorduk. Kökenimiz IT, ERP entegrasyon sistemleri yazmak ve aynı zamanda entegratörlük yapıyoruz, OT tarafından anlamadığımız şey yoktu ama cihazlar bize veri veremiyordu, UZAK IO "Remote IO" modüllerinin geliştirilmesi ile OT'dan almamız gereken tüm verileri alabilir hale geldik. Sonuç olarak hizmet verebileceğimiz kapsamı genişletmiş, her iki tarafı da konuşturabilecek bir yapıya ulaşmış olduk.

Ülkemiz gelişim yolunda nelere öncelik vermeli?

Sanayi ülkesi olup olmayacağımıza net biçimde karar vermemiz gerekiyor. Sanayiyi çok önemsememize rağmen bizim çapımızdaki ekonomilere göre sanayimiz benzer büyüklükteki ülkelere oranla daha küçük. Yadırgamıyoruz, sanayi ülkesi olmamak da bir karardır; örneğin, tarım ve hayvancılık ya da turizm de ana gelişim alanlarıolabilir, çevre ülkelerde örnekleri de var. Ancak sanayiyi tercih ediyorsak ki hükümetimiz bu konuda çok istekli ve kararlı bu defa hangi sanayi konusu öne çıkıyor. Çünkü her sanayide güçlü olacağız diyebilmek de çok gerçekçi değil. En rekabetçi olabileceğimiz, hammaddesine ve kaynaklarına daha kolay ulaşabildiğimiz üretimleri tercih edip, bu sanayiler için teşvik programlarını uygularsak belli konularda üs haline gelebiliriz. Nasıl bugün elektroniğin üssü Tayvan ve Singapur ise biz de ileri teknolojide olduğu gibi doğal kaynaklar, madencilik gibi alanlarda üs olabiliriz. Şunu da es geçmeyelim, madeni sadece çıkartarak değil onu işleyerek katma değerli biçimde satarak bunu elde edebiliriz. Ayrıca yüksek teknoloji ve katma değerli üretim ülkemizin geleceği açısından çok önemlidir. Hedef belli olunca da yatırımcı Türk işadamları konsantrasyonlarını daraltıp daha güçlü hareket ederek daha global firmalar haline gelebilir. Türk sanayisi olarak global markalar haline gelecek isek Endüstri 4.0'ı uygulamamız da kaçınılmaz olacaktır. Çünkü rakipleriniz zaten o dönüşümü gerçekleştiriş olacaklar. Rahmetli Mustafa Koç'un çok güzel bir vizyonu vardı: "Konsantrasyonumuzu ana iş kalemlerine kanalize edelim, öyle her işte olmayalım, ana işlerimizi tespit edip o konularda dünya markası haline gelelim" diyordu. Firmalarda geleceğini bu yönde belirlemeli diye düşünüyoruz.

Merkez
19 Mayıs Mah. 19 Mayıs Cad.
Dr.İsmet Öztürk Sok. No:8/1
Şişli / İstanbul
Malatya Teknokent
Bulgurlu Mah. Kanyon Cad. No:89
A Blok 202
Battalgazi / Malatya
Augmented Reality
Koza Mah. 1638 Sok. Kozapark
Sedef Blok Zemin Kat D.6
Bahçeşehir / Esenyurt / İstanbul